8 Ağu 2010

içerdeyken düşünmek için çok vaktim oldu-2

NE OKUDUM?:Orhan Pamuk "Benim Adım Kırmızı".Kitaplıkta duruyordu okuyayım dedim ve hemencecik bitirdim.Çok ama çok güzeldi gerçekten iyi kurgulanmış.
Elif Şafak "Med Cezir".Bu kadının yazılarını okumaya ihtiyacım varmış sanırım.Altını çize çize iki günde bitirdim.Bazı yazıları aynen beni anlatıyor,mesela "Annelerin Kızları" gibi.Çizdiğim bir kaç yeri twitter a atıcam
Jennifer Lauck "Siyah Kuş".Yine kalın bir kitap.Birkere şu ibareye hiç dayanamıyorum,kesin zaafım var:"The New York Times Bestseller".Süper hemen alayım diyorum,genelde de yanılmıyor çünkü.Bu kitap da bu kadının küçüklük yıllarını anlatıyor.Arkasını okuyunca trajedi,felaket gibi kelimelerin döndüğünü görüyorsunuz,Angelanın Külleri gibi bekliyorsunuz,annesi ölmüş babası ölmüş üveyannesinin yanında yetişmek zorunda kalmış bir kızın hayatı bu.
Yalnız kitap iki günde bitti ve biter bitmez de aldı beni düşünceler.Gözlerim dalınca Zeynep noldu diye soruyor.Sorun şu:Kadının anlattığı hayat trajedi yada felaket değil.Sanırım şu Amerikalılar felaket görmemiş.Ayrıca da Angelanın Külleri gibi iki yaşından kırk yaşına kadar uzanmıyor,1971-74 arası.Üveyanne dediği kadın ise üzerinden devlet tarafından para bile kazanıyor olsa onu ne dövmüş ne üzerinde sigara söndürmüş nede hakaret etmiş.
Tamam gerçekten zor bir çocukluk bazı yerlerde insanın kanı donuyor ama kesinlikle abartılacak bir "trajedi" yada "felaket" yok.Ha eğer gerçekten görmek istiyorlarsa ben kendilerini Türkiyeye bekliyorum.Bu kadından daha beter bir hayat yaşamış horgörülmüş binlerce kız var.Ayşe Armanın son yazılarından "Behiye Buket"i okusunlar da trajedinin kralını görsünler mesela.Bir insanın ağzı iğne iplikle nasıl dikilir,kafası nasıl dikilir anlasınlar.
Bu Amerikalılar gerçekten bazen salak oluyor...Elektrik bile kesilse mesele anasını satayım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder