-Avam bi insanım ben.Valla bak.Bunu çookk önce fark etmiştim hatta.
Gelemem öyle lükse falan.Şık restorantlara belli zamanlarda giderim ve bu genelde çok azdır.Sıkılıyorum.
Salaşlığı seviyorum çünkü.Bana kokoreç satan amcayla konuşmak."Üşümedin mi abi sen yaa,bak nasıl kar yağıyo?" demek,"İşler nasıl?" diye sormak...Bıçak kullanmayı çok sevmeme rağmen,çatalımla köfte parçalamak...Salaş cafelerde oturup bağıra bağıra konuşmak...Üzerime peçete örtmek zorunda kalmamak...
İçimde tam bir avam büyüttüm yıllarca demekki.O şıkır şıkır yerlerde benim kadar bunalan yoktur.
Mesela Titanic'i her izlediğimde,yemek yedikten sonra alt kamaraya gidip İskoç şarkıları eşliğinde deli gibi dans ettikleri sahnede manyak gibi oynayasım geliyor.
Çünkü soylu havasından bunalıyorum,feraha erdiklerini falan düşünüyorum.
-Kızlar benim adaçayına olan sonsuz sevdamla nasıl dalga geçiyolar!"Kızım seni aktara vercez;hibiskus,adaçayı ve kantarondan gelin çiçeği yapıcaz" diyerek ortadan ikiye yarıyolar beni.Salaklar yaa.Bi bilseler ne faydalı şey adaçayı,kantaron.
Ah zalım dünya.Heleloy.Oy dağlar!
-Dün Zeyneple "İntouchables" diye bi film izledik,türkçesi "Can Dostum".Allahım resmen gülmekten ölüyoduk.
Aslında konusu dram gibi duruyo,hani şu fonda gururlu müzik çalan filmlerden...Başarı hikayesi falan...
Fakat nasıl güzel espriler var!Bi Fransız filmine güleceğim hiç aklıma gelmemişti.
Sonra açtım ekşideki yorumları okudum,millet de aynen bizim gibi çok gülmüş.Omar Sy diye bi adam varmış,ilk defa bu filmle duydum ama inanılmaz şeker,yerim seni abisi yani.Bayıldım bayıldım.Hem filme,hem oyunculara.
Mutlaka izleyiniz.
-Bugün eskiden staj yaptığım Bosch'dan Kayra beyle buluştuk.7de bi oturduk 11de kalktık.Valla nasıl bi konuşasım varmış,zaten normalde de çok sessiz bi insan sayılmam ya neyse.
Adaçayı güzel be!Valla bak.
Elimden bırakmam!(Saçlar da yele mübarek.Zavallı kuaförler.Kestiricem bu hafta kısmet olursa,rahatlasınlar azcık.Fön çekerken helak oluyolar hahaha)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder