6 Tem 2013

"İyi ki doğdun Minik" yazısı

Kıymet Hülya'yı,Müşerref Dilek'i doğurdu...
Dilekle Hülya kardeşten de yakın arkadaş oldular.Evlendiler,hayatları değişti.Hülyanın bir kızı ve bir oğlu;Dilek'in de iki kızı oldu.
Hülya'nın kızı Sedef,Dilek'in İpek ve Hazal'ıyla kardeş gibi büyüdü.İpekle Hazal,Sedef'in beşiğini salladılar,onu bir uçtan tutmak ister gibi...Beraber kök salıp,hep aynı dört köşesi bahçeye bakan camdan içeri girdiler,birbirlerinin hayatlarına acilen dahil olmak ister gibi...
İşte Sedef hayatıma böyle girdi...

Bundan tam 21 sene önce beşiğini sallayıp yüzüne baktığım bebeğin,kalbimin ve hayatımın çok önemli bir köşesinde olacağını bilmiyordum.
Nasıl büyüdük anlayamadım:Onunla aynı şeyleri giymeyi hiçbir zaman sevmedim,içten içe hep kızdım-çünkü dedim ya aksi bir çocuktum ben-.Aldığım her şeyi almasına kaşlarımı çattım(Bunu hala söylerim Sedo),çocuksun işte başka düşüncek şeyin yok nede olsa.
Fakat bunun yanı sıra en yakın arkadaşımdı.Hiçbir zaman sesini yükseltmez,bağırmaz,ne yaparsan yap uyumunu bozmazdı.Gece yarısı ortak bahçede "Gün" yapardık üçümüz.Anneannem sıklıkla "Fasülye kavurması" yapmış olurdu.
Fasülye kavurmasından nefret ederdim.Hala da ederim.
Değişen şey sadece zaman,duygular değil.

Kardeşi "Ben de gelicem" diye tutturunca,"Aşı olmaya gidiyoruz" deyip topuklardık.Saçma sapan bissürü uydurmasyon yemek deneyip hiçbirini beğenmezdik.Bir oturuşta yedi yumurta ve tam ekmek yemek bize çok acayip bişi gibi gelirdi.Konuşmalarımızı dinleyen çoğu kişi,"Pardon kavga mı ediyosunuz?" diye sorunca kahkahalarla gülerdik;çünkü hep sataşıp gülerdik birbirimize.Neşeli,şen çocuklardık.
Sonra voleybola başladı,mahallede benimle en güzel top oynayan arkadaşımı kaybettim.Yıllarını verdi,üniversitede spor okudu.Bendeyse hala tık yok:)
Zaman zaman geldi,kitap aldı benden.Okuma sevdası hiç bitmedi.Düğün dernek geldiğinde,telefonu açış sesi olan "ALEOĞ" yu yüzlerce kez duymuşluğum ve "Ne var yine lan?" demişliğim vardır.
Çok dakikti,annem hep takdir edip "Bir Sedef kadar olamadınız,yazıklar olsun!Kıza bir kere "Sedef hadi kalk" diyosun,çat diye uyanıyor" der,bize de hep örnek gösterirdi.
Anlattıklarımı hep dinledi,hep de bir şeyler anlattı.Gözlerini kocaman açarak "DİMİ?BEN DE ONU DİYORUM" dedi.Dinlemesi hep zevkliydi.Sedef hep eğlenceliydi,komikti.Annesiyle konuşmaları ayrıca komikti.Hülyacım ona hep "Amaaaaan Sedef" der,Sedef de hep gülerdi "Napayıııım" diyerek.
Sonra birgün Hülyacım öldü.
Sedef o gün büyüdü.
Benimse içimde bir şeyler koptu sanki.O gün sanki içimde büyük bir yara açıldı;öyle büyük bir yara ki asla kapanmayacak.Ciğerimden bişi koptu,içim yandı.
Sedef'in de sorumlulukları arttı.
Kalben de ruhen de kocaman bir kız oldu.
Hayata tutundu,sarıldı.Peşinden koşmayı hiç bırakmadı.Güçlüklerle savaşarak gücüne güç kattı,beslendi onlardan.
Hep güldü ama.Onu hiç bırakmaması ne güzel şey.
Şimdi de doğum günü.22 oldu gözlerimin önünde...

Canım Sedefim,
Dilerim sevdiklerin yanından yörenden hiç gitmesin...
Dilerim güzel yüreğinden geçen her şey bir bir kapında belirsin...
Dilerim 2 yaşındayken tuttuğum beşiğin gibi sıkıca tutunduğum hayatında hep sürprizler seni beklesin...
Dilerim kesişen ve artık bir kadere dönüşen hayat yolumuzda hep neşe içinde,mutluluk ve huzur içinde yürüyesin...
Hep mutlu ol,mutlu kal...
Bu kızın sana ihtiyacı var...

Bu da benden sana yaban ellerden doğum günü hediyesi olsun,
Doğum günün kutlu olsun.
Seni çok seviyorum.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme